فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Aksaray 'Olanlar Dergâhı' Şeyhi İbrahim Efendi'nin Tasavvuf Manzûmesi

Yazar: Editör 6 Haziran 2010 40.032 okunma
Aksaray 'Olanlar Dergâhı' Şeyhi İbrahim Efendi'nin Tasavvuf Manzûmesi
Yazı boyutu

Tarîkatte tasavvuf; sûretin (maddi varlığın) yok farzedilmesinden ibârettir. Bu yolla hakîkate ulaşanlar, ilâhî olan sır sarayının misâfiri olurlar.

3. Bu âb u kil libâsından tasavvuf âri olmaktır

Tasavvuf cism-i sâfî nûr-i Yezdân olmağa derler

Tasavvuf, toprak ve sudan ibâret olan sûretten temizlenmektir. Varlığından soyulan derviş, cismini saflaştırarak, Allah Teâlâ’nın nûru olur. (O’nunla görür, O’nunla işitir, O’nunla tutar ve O’nunla yürür.)

4. Tasavvuf lem’ayı envâr-ı mutlaktan uyarmaktır

Tasavvuf âteş-i aşk il sûzân olmağa derler

Tasavvuf, gönülde mutlak nûrlardan bir ışık yakarak, aşk ateşiyle yanıp tutuşmaktır.

Aşk bir şem’-i ilâhîdir benim pervânesi
Şevk bir zencîrdir gönlüm anın dîvânesi

- Şeyh Galip –
5. Tasavvufta şerâit nâme-i hestîyi dürmektir
Tasavvuf ehl-i şer‘u ehl-i îmân olmağa derler

Tasavvufta esas olan, varlık kitabını dürerek, varlığından geçmektir.

Bana bende demen bende değilem
Bir ben vardır bende benden içeru
-- Yunus Emre –

Tasavvuf, hem şerîat, hem îman ehli olmaktır.

6. Tasavvuf ârif olmaktır hakîmen âdetullâha

Tasavvuf cümle ehli derde dermân olmağa derler

Tasavvuf, hakîmâne bir tarzda âdetullâhı (sünnetullah) anlamak, tüm dert sâhiplerinin derdine derman olmaktır.

7. Tasavvuf ten tılsımın ism miftâhıyla açmaktır

Tasavvuf bu imâret külli vîrân olmağa derler

Her düğümün bir tılsımla açıldığı söylenir. Tenin tılsımı da “Allah” isminin anahtarı olan “Bismillâh” ile açılır. Tasavvuf ma’mûr olan bu varlığı tamâmen vîrân etmek, nefse nispetle rûhu beslemektir.

8. Tasavvuf sûfî kâli hâle tebdîl eylemektir bil

Dahî her söz ki söyler âb-ı hayvân olmağa derler

Tasavvuf, sûfînin kâlini (sözünü ve bilgisini) hâle tebdîl etmesidir (ilmiyle âmil olma). Hâl ehli olan, söylediklerini ve bildiklerini bizzat yaşayan bir kimsenin her sözü, başkaları için hayat iksîri hükmündedir.

9. Tasavvuf ilm-i ta’bîrât u te’vîlâtı bilmektir

Tasavvuf can evinde sırr-ı Sübhân olmağa derler

Tasavvuf, ta’bîr ve te’vîl ilmine vâkıf olmak, Kitap ve Sünnet’in esrârını anlamaktır. Tasavvuf kalbi, ilâhî sırların mecrâsı ve mir’âtı yapmaktır.

10. Tasavvuf hayret-i kübrâda mest ü vâlih olmaktır

Tasavvuf Hakk’ın esrârında hayrân olmağa derler

Tasavvuf, büyük bir hayret ve dehşetle kendinden geçmek, Hakk’ın nâmütenâhî esrârı karşısında hayran kalıp ürpermektir.

11. Tasavvuf kalb evinden mâsivâllahı gidermektir

Tasavvuf kalb-i mü’min arş-ı Rahmân olmağa derler

Tasavvuf, gönül hânesinden mâsivâyı temizlemek, kalbini Rahmân’ın arşı yapmaktır.

Kalb-i mü’min arş-ı Rahmân’dır
Ânı yıkmak ziyâde tuğyândır
12. Tasavvuf her nefeste şarka vü garba erişmektir
Tasavvuf bu kamû halka nigehbân olmağa derler

Tasavvuf, her an, şarkta ve garbtaki müslümanları düşünmek, onların sevincine ve tasasına ortak olmak, ihtiyaç sâhiplerine hizmet etmektir. Tasavvuf, tüm halkı görüp gözetmeye çalışmaktır.

13. Tasavvuf cümle zerrât-ı cihânda Hakk’ı görmektir

Tasavvuf gün gibi kevne nümâyân olmağa derler

Tasavvuf, cihânın tüm zerrelerinde Hakk’ı müşâhede etmektir. Sûfî güneş gibidir. İnsanları zulmetten nûra ulaştırır.

Bir kitâbullah-ı a’zamdır serâser kâinat

Hangi harfi yoklasan mânâsı hep Allah çıkar.

14. Tasavvuf anlamaktır yetmişiki milletin dilin

Tasavvuf âlem-i akla Süleymân olmağa derler

Tasavvuf, yetmişiki milletin dilini bilmek, herkesin halinden anlamaktır. Hz. Süleyman nasıl kuşdiline varıncaya kadar tüm dilleri biliyorsa, tasavvuf erbâbı da akıl âlemine Süleyman olmalıdır.

15. Tasavvuf urvetü’l-vüskâ yükün cân ile çekmektir

Tasavvuf mazhar-ı âyât-ı gufrân olmağa derler

Tasavvuf, Kur’ân-ı Kerîm’in hükümlerine tüm gücüyle bağlanmak ve ölünceye kadar bu inancını devam ettirmektir. Böyle bir davranış içinde bulunan sûfî, gufran âyetlerinin mazharı olur.

16. Tasavvuf ism-i a’zamla tasarruftur bütün kevne

Tasavvuf câmi-i ahkâm-ı Kur’ân olmağa derler

Tasavvuf, bugün kâinatta “İsm-i a’zam”la tasarruf etmektir. Böyle bir davranış içinde bulunan sûfî, gufran âyetlerinin mazharı olur.

17. Tasavvuf her nazarda zât-ı Hakk’a nâzır olmaktır

Tasavvuf sûfiye her müşkil âsân olmağa derler

“İsm-i a‘zam”, Allah Teâlâ’nın Kur’ân-ı Kerîm’de geçen yüz isminden doksan dokuzu belli olan “Esmâu’l-Hüsnâ”sının fevkindeki adına verilen isim olarak bilinir. Herkes tarafından bilinmeyen bu isme vâkıf olan kimse Allah Teâlâ’nın izniyle tasarruf imkânına sâhip olur diye bir inanç vardır.

Tasarruf sâhibi Allah Teâlâ’dır. Cenâb-ı Hakk’ın nâmütenâhî olan esmâ ve sıfâtının tecellileri, çeşitli sûretlerde hâriçte zâhir olur.

18. Tasavvuf ilm-i Hakk’a sînesini mahzen etmektir

Tasavvuf sûfî bir katreyken ummân olmağa derler

Tasavvuf, Hakk’ın ilmine kalbini mahzen etmektir. Ledünnî ilme sâhip olmak ve bu sûretle beşeriyete faydalı hale gelmektir. Bu sâyede bir katreden ibâret bulunan sûfî umman hâline gelmiş olur.

19. Tasavvuf külli yakmaktır vücûdun nâr-ı lâ ile

Tasavvuf nûr-i illâ ile insân olmağa derler

Tasavvuf, mâsivâyı yok farzetmek, onu “lâ” ateşiyle yakmak ve “illâ” nûruyla insân-ı kâmil olmaktır. (Lâ mevcûde illâ Hû)

20. Tasavvuf onsekiz bin âleme dopdolu olmaktır

Tasavvuf nüh felek emrine fermân olmağa derler

Tasavvuf, kâinattan haberdar olmak, onsekiz bir âlem hakkında bilgi edinmek, eşyânın künhüne vukuf kesbedip dokuz feleğin (güneş sistemi) emrine ferman olmaktır.

21. Tasavvuf “kul kefâ billâh” ile da’vetdürür halkı

Tasavvuf “irci‘î” lafzıyla mestân olmağa derler

Tasavvuf, “kul kefâ billâh” âyetiyle insanları Hak yola dâvet etmek, “irciî” emrinin zevkiyle kendinden geçmektir.

Ehl-i tevhîd olmak istersen sivâya meyli kes

Aç gözün merdâne bak, Allah bes, bâkî heves!

22. Tasavvuf günde bin kerre ölüp yine dirilmektir

Tasavvuf cümle âlem cismine cân olmağa derler

Tasavvuf, Hakk’ın nâmütenâhî kudretini müşâhede edip kendinden geçmek, ölmeden evvel ölmek, rûhen diri kalmaktır.

Tasavvuf, tüm âlemin cisminin rûhu olmak, onları ihyâ etmek, Hak Teâlâ’nın “Hayy” isminin mazharı olmaktır.

23. Tasavvuf zât-ı insan zât-ı Hak’da fânî olmaktır

Tasavvuf “kurbu ev ednâ”da pinhân olmağa derler

Tasavvuf, sûfînin kendi varlığını, gerçek varlıkta yok etmesi, bu sâyede “Kurbu ev ednâ” makâmına ulaşmasıdır.

24. Tasavvuf cânı cânâna verip âzâde olmaktır

Tasavvuf cân-ı cânân cân-ı cânân olmağa derler

Tasavvuf, canı sevgiliye verip, mâsivâ esâretinden kurtulmak, gerçek sevgilinin canı olmaktır.

25. Tasavvuf bende olmaktır hakîkat hak ey İbrâhim

Tasavvuf şer’-i Ahmed dilde bürhân olmağa derler

Tasavvuf, Allah Teâlâ’ya kul olmak, Peygamber (s.a.) Efendimiz’in şerîatini gönülde bir delil olarak yaşatmaktır.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası