فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Allah Rasûlu’nün Dünyaya Bakışı

Yazar: Editör 14 Nisan 2008 0 okunma
Yazı boyutu

Abdullah şöyle dedi:

“Rasûlullâh (s.a.s) bir hasırın üzerine yatıp uyumuş, hasır böğ­ründe iz yapmıştı.

Ben:

-Ya Rasûlullâh! Keşke bize bildirseydin de, altına ondan daha yu­muşak bir şey serseydik, dedim. Bunun üzerine Rasûlullâh (s.a.s):

- Dünyalık şeyler, benim neme gerek? Benimle dünya arasındaki durum; sıcak bir günde yola çıkıp bir ağacın altında dinlendikten sonra onu bırakıp yola koyulan yolcunun durumu gibidir, buyurdu.

Ebû Umâme (r.a) şöyle demiştir: “Rasûlullâh şöyle buyurdu:

“Rabbim bana Mekke vadisini altın yapmayı teklif etti. Ben de: Hayır! Rabbim! Ben bir gün aç olayım, bir gün de tok olayım. Tok oldu­ğum zaman, sana hamdedeyim, şükredeyim. Aç olduğum zaman da, sana dua ve niyazda bulunayım, dedim.”

Hz. Aişe (r.anhâ) şunu anlattı:

Ben içine lif ve ızhır otu doldurulmuş iki yatak edindim. Bunun üzerine Rasûlullâh (s.a.s):

“Ey Aişe! Dünyalık şeyler benim neme gerek? Dünya ile benim aramdaki durum; bir ağacın altına inip, onun dibinde öğle uykusuna yatan ve gölge döndüğünde tekrar yola koyulup oraya bir daha dönmeyen bi­risinin durumu gibidir.” buyurdu.(1)

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası