فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Edeb, Mesnevîden...

Yazar: Editör 12 Ağustos 2026 20.610 okunma
Edeb, Mesnevîden...
Yazı boyutu

Musa aleyhisselâmın kavmi arasında bu ilâhî yardımın kıymetini ve değerini bilmeyen cahiller çoktu. Bunlar, verilen nimetlere nankörlük ederek, '' Biz toprakta yetişen soğan, sarımsak, mercimek gibi yeşilliklerden ve sebzelerden isteriz'' dediler.

Yaptıkları bu edepsizlik, gökyüzünden gelen sofranın kesilmesine sebep oldu. Ekmekleri gelmedi. Bıldırcın kuşunun etiyle kudret helvasını bulamaz oldular. Yemek ihtiyaçlarını karşılamak için toprağı işlemek zorunda kaldılar. Bahçe bellediler, tarla sürdüler, ekin ekip biçtiler. Yorgunlukları yanlarına kâr kaldı.

Musa aleyhisselâm bunlar için tekrar şefaatçi oldu. Rabbine niyazda bulundu. Keremi bol olan Allah, içinde çeşitli nimetlerin bulunduğu tabaklarla dolu sofrayı gökten indirdi.

Bu sefer Hz. Musa onlara yalvararak uyardı: '' Bu sofra devamlıdır. Yeryüzünden kalkmayacak ve eksilmeyecektir. Âlemlerin rabbi olan Allah'ın sofrasında aç gözlülük etmek, hırsa kapılmak nankörlüktür.''

Musa aleyhisselâm sanki onları hiç uyarmamış gibi, bu edep yoksulu küstahlar, kendileri için gelen sofradan yemek aşırdılar. Dilenci karakterli görgüsüzlerin hırsı yüzünden bu ilâhî rahmet kapısı kapandı.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası