فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Halvetten Maksad, Sühreverdî (k.s)

Yazar: Editör 12 Ağustos 2026 18.893 okunma
Halvetten Maksad, Sühreverdî (k.s)
Yazı boyutu

Dinin esaslarına uygun halvet, kalbi nurlandırır, dünya rağbetini keser, zikrin tadına erdirir, namaz, tilavet vs. ibadetlerin ihlasla yapılmasını sağlar.

Bazen zihne hayaller düşer ki, bunları vehametle karıştırmamak lazımdır.

Zikre, hususiyle ‘La ilahe illAllâh’ mülazemet esastır.

Kalbe yermeşen kelime-i tevhid, kalbe yerleşince nefsin itirazlarını önler. Zikir nurunun kalbe bir cevher halinde yerleşmesi, halvetten gaye budur.

Bazı hayaller asılsız bazen de mevhibe-i ilahi olarak belirir ki, onlar da hakikatle irtibatlıdır.

Hakikatler misal elbisesinden sıyrılarak, özel bir haber ve keşif halini alır.

Mükaşefelerin hepsi yakin duygusunu takviye içindir. Asıl kayine ulaşan kimsenin bunlara ihtiyacı yoktur. Her ne olursa olsun, takva ve zühdün hakkı verilmeli, asla aldanılmamalıdır.

Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası