فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

İsrâ ve Mi'râc, Zülcenâheyn

Yazar: Editör 12 Ağustos 2026 19.765 okunma
İsrâ ve Mi'râc, Zülcenâheyn
Yazı boyutu

Cenâb-ı Allâh buyuruyor; kulunu bir gecede Mescid-i Haramdan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksa’ya ayetlerimizden bazılarını göstermek için götüren Allâh, her türlü eksikliklerden uzaktır. Şüphesiz O, işitendir, görendir. (İsra Sûresi-1. Âyet)

İsrâ olayı şöyle olmuştur; bir gece Peygamber Efendimiz, Mescid-i Haram da iken, Cebrâil gelir, Efendimizin göğsünü yarar, kalbini çıkarır. Kalbi zemzemle yıkar, îman ve hikmetle doldurur ve eski yerine kor. Kendisine binmesi için merkepten büyük, katırdan küçük olan Burak getirilir. Ona bindirilirler, Mescid-i Aksâ’ya giderler. Orada bütün peygamberlere imam olup namaz kıldırırlar, sonrada göklere çıkarlar. Bu katlarda peygamberlerle karşılaşırlar. Bunlar:

Birinci kat semada Adem (a.s.)dır.

İkinci kat semada Yahya ve İsa (a.s.) larla merhabalaşırlar.

Üçüncü kat semada Yusuf (a.s.)
Dördüncü kat semada İdris (a.s.)
Beşinci kat semada Harun (a.s.)
Altıncı kat semada Musa (a.s.)

Yedinci kat semada İbrahim (a.s.)’larla karşılaşırlar. Her birisiyle hoşbeş ederler, merhabalaşırlar ve selâmlaşırlar.

Burada bir hususa işâret etmek lazımdır. O katlara izin ve müsaade alınmadan girilmemiştir. Her kata varınca Cebrail (a.s.) kapıyı çalar gibi tak tak vurur. İçerden bir ses gelir “kim o” denir. Cebrâil diye cevap verilir. Yanında kimsenin olup olmadığı sorulur. O da yanında peygamberimizin olduğunu haber verir. Görevli gök ehli melekler, O’nun görevli olarak gönderildiğinden henüz bilgileri yoktur. Buna ait soruyu sorarlar, evet cevabını alınca içeri buyur edilir. Her kattaki peygamber hüsn-ü kabul ile O’nu kabul ederler. Sonra diğer katlara intikal ederler. Ne zaman ki bu katlar yedi kat biter oradan daha öterle yolculuk devam eder.

Zülcenâheyn, Makalât

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası