Minarenin Basamakları

Bir akşam zikrullah sonunda Şeyh Enver Efendi beni göstererek "Ben bu genci seviyorum. Siz, Şeyhim, seviyorsan seviyorsun, bunun söylenmesinin ne gereği var?" diyeceksiniz. Sevgili peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi vesellem bir hadisi şeriflerinde "Sevdiğiniz kimseye sevginizi açıklayınız" buyurmuş. Bu hadise göre sevgimi açıklıyorum" dedi. Hemen peşinden şunu ilave etti. "Bu zikrullah sofrasına Cenabı Hak Celle Celaluhü tarafından ihsan olunan feyzin ve nurun yüzde doksanı bu gence, geriye kalan yüzde onu da aranızda paylaşılıyor" dedi. Ben yanlarından ayrılınca anladığıma göre Şeyh Efendiye orada bulunanlar "Evet öyledir. Bu genç, çalışkan, kabiliyetli ve dindar biridir. Fakat şeyhi kâmil değildir" diye söylemişler olacak ki günlerden bir gün şeyhin kaldığı yere, kendisine yiyecek götürdüğüm zaman, bana "Şeyhin Kamil değil, bana gel, seni manevi terbiyem ile terbiye edeyim" gibi İma yollu bir teklifte bulundu. Ben de bunun "Senin şeyhin Kamil değildir" sözüne karşılık "Efendim her şeyh her evliyayı tanır mı?" diye sordum. Şeyh Enver Efendi de bana "Oğlum, var tanır, var tanımaz" dedi. Ben de "Nasıl? Bana açıklar mısın" dedim. O da bana "Diyelim ki minare kırkmerdivenli, yirminci merdivendeki bir evliya kendisinden aşağıda merdivenlerde olan evliyaları tanır, üst tarafta şerefiyede olan evliyayı nasıl tanısın" diye söyleyince, ben de içimden yüzüne karşı "Öyle ise benim şeyhim şerefiyede siz nereden tanıyacaksınız" diye sessiz söylediğim halde anlamış olacak ki bir daha bu gibi söz ve teklifte bulunmadı.
Kaynak: ``Halisa ve Seçkinleri´´ Vesile olanlara teşekkürü borç biliriz.