Od´a (Ateşe) yanmaz dervişi Pirim Abdulkadir´in

Hayri Baba Kaddesallahu Sırruh Hazretleri ile mektup ve tebrikleşmeleri devam eder. Günlerden bir gün Hayri Baba Kaddesallahu Sırruh Hazretlerine şöyle bir mektup yazar:
Efendim, bizim Erciş'e Rufai dervişi geldi. Bu dervişle Ercişliler ilgilendiler. Tabii ben de ilgilendim. Sohbetler ve zikrullahlar oldu. Bu derviş bana hitaben "Sana tespih dersleri vereyim." dedi. Ben kabul etmedim. Bir sohbet sırasında Rufai dervişi demiri ateşe sokup kızdırdı. Sonra o kızgın demiri ağzına alarak dilinin ıslaklığı ile demiri söndürüp soğuttu. Tekrar demiri kızgın ateşe sokup kızarttı ve bana uzattı. O zaman, hani bana evvelce yazdığınız mektubun içine koyup gönderdiğiniz Pirimiz Gavsul Azam Abdûlkâdir Geylânî Kaddesallahu Sırruh Hazretlerinin üzerine söylenmiş methiyenin "Od`a (Ateş) yanmaz dervişi Pirim Abdulkadir'in" mısrası hatırıma geldi. Bunun üzerine o bana uzatılan kızarmış demiri alarak onun yaptığı gibi ağzıma sokup dilimin ıslaklığı ile demiri soğutup bana o demiri veren Rufai dervişine iade ettim. Bunu gören derviş bir daha bana "Bize gel." teklifinde bulunmadı. Sevgili babacığım, Pirimizin ve zatı âlinizin himmeti var olsun.
Kaynak: ``Halisa ve Seçkinleri´´ Vesile olanlara teşekkürü borç biliriz.