فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Ömür kervanının kalkmak üzere olduğunu haber veren çanlarının seslerini duymuyor musun?

Yazar: Editör 6 Nisan 2017 0 okunma
Ömür Kervanın Kalkmak Üzere
Yazı boyutu
 
• Ey bizim eşsiz misafirimiz! Bizim canımızın sabrını da, kararını da aldın. Seni nerede arayayım? Nerde bulayım?”
 
Seslenen “O, candan da, mekândan da dışarıdadır, O, çok üstün bir yerdedir.” dedi.
 
• Şu zindanda bulunanların, ayaklarına bağlanmış olan ağır zincirleri çözeyim, gökyüzüne de bir merdiven koyayım, koyayım da can, yücelere çıksın.
 
• Sen cana, canlar katan bir güzelsin. Sonra yabancı da değilsin, bizim şehrimizdensin. Öyle olduğu halde neden kendini garip sayıyorsun, yabancıymış gibi davranıyorsun? Bu hal, dostluğa yakışır mı?
 
• Avareliği, bir şerbet gibi içmişsin de kendi evinin yolunu bile unutmuşsun. Çok kötü huylu olan, Kabilli büyücü kadın, sana çok büyüler yapmış, bu yüzden nereden geldiğini, nereli olduğunu hatırlayamıyorsun.
 
• Birini takip ederek gelen, konup göçen kervanlar, hep o tarafa koşup gidiyorlar. Senin başın nasıl oluyor da dönmüyor? Yüreğin kabarmıyor? Neden hiç bir korku ve heyecanın yok?
 
• Kervanbaşının kervanın kalkmak üzere olduğunu haber veren çanlarının seslerini duyuyor musun? O tarafta nice yol arkadaşlarımız, nice dostlarımız var. Hep bizi bekliyorlar.
 
• Bir çok insanlar, orada bizi bekliyorlar, hepsi de bizim sarhoşumuz, hepsi de bize dalıp kendilerinden geçmişler.
 
“Ey zavallı! Padişahın bekliyor. Haydi, Padişahın yanına gel.” diye kulağımıza bağırıyorlar.
 
 
Kaynak: Divan-ı Kebir (I, 17)
 
""
Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası