Padişahın Şahitliği Tehlikede

Cemaati terk ederek, dinin mühim bir şiarında kusurlu davranan birinin şehadetinin kabul edilemeyeceğini söylüyordu.
Molla Fenârî’nin bu kararı ve gerekçesi hukuka uygundu.
Bu yüzden Yıldırım Beyazıt ona hiçbir itirazda bulunmadı. Gerçi o devirde kadıları tayin eden padişah olduğu için, istese onu görevden alabilirdi.
Fakat o, böyle bir davranışın hukuka en büyük saygısızlık ve adaleti ayaklar altına almak olacağını bildiğinden bu yola başvurmadı.
Bilakis Kadı Efendinin adalet işlerindeki tarafsızlığından, hükümdara karşı bile hakkı söylemek cesaretini göstermesinden çok memnun oldu.
Kısa bir süre sonra da, Kadı Efendinin ileri sürdüğü kusurunu giderdi.
Sarayın önünde bir cami yaptırdı ve elverdiğince beş vakit namazı, bu camide cemaatle kılmaya gayret etti.