Peygamberleri, Evliyayı Kiramı Hatırlama ve Rabıta
Yazı boyutu
Vardır ve bunların hepsi de güzel ve en faziletli kulluk görevlerinden biridir. Nitekim Cenab-ı Hakk: “Peygamberlerin haberlerinden – Onunla kalbini (tatmin ve)tespit edeceğimiz –her çeşidini sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bunda (bu süre ile) de sana hak ve müminlere bir öğüt ve muhtıra gelmiştir.” (Hud 11, 120)ayeti kerimesinde buna işaret etmektedir. Bu kıssaların anlatılması, Hz. Peygamberin yakin´ini artırmak, nefsini daha da güzelleştirmek, böylece kalbini takviye etmek gayesine bağlanmaktadır. (Ruhul Beyan) Aynı şekilde: “İbadette kuvvet, dinde basiret sahibi olan kullarımız İbrahim, İshak ve Yakub´u da an.”(es-Sad 38,45), “İsmail´i, Elyasa´ı ve Zülkif´i de an. İşte bütün bunlar hayırlı (insan) lardı. (Es-Sad 38, 48)
Bu ayetlerde Ümmet-i Muhammed´in dininde sonsuza dek anılacak peygamberlerin güzel hasletlerini ve onların şerefli hallerini hatırlama ve anmaya teşvik vardır. “At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.” Ata sözü de bu manayı doğrulamaktadır. Hz. İbrahim den naklen Cenab-ı Hakk eş- Şu-ara suresinin 83 ve 84. Ayetlerinde şöyle buyurmaktadır: “Rabbim bana hüküm (dünyada ümmetimin beni kendisiyle seveceği ve yine onunla öveceği, eseri kıyamete kadar yaşayacak olan güzel bir şan ve şöhret veya Hakkın hilafetine ve halkın riyasetine kabiliyet kazanacağım bir olgunluk) ihsan et ve beni Salihler zümresine kat (benden) sonrakiler için de, benim için (bir) lisan-ı sıdk (benden sonraki ümmetlerin hayır ve iyilikle anacağı, övgü ile söz ederek ibret alacakları güzel bir zikir ve en büyük bir devlet olan bu zikrin kıyamete dek kullarının dilinde yaşayıp yaygınlaşmasını) ver.”
Bir kimsenin hayır ve iyiliklerinin dilden dile dolaşması ve kıyamete dek bu güzel nam şanını sürdürmesi: “Cenab-ı Hakk bir kulunu sevdiği zaman, sevgisini ilka eder. Böylece denizlerdeki balıklar, göklerdeki kuşlara varıncaya kadar bütün mahlukat o kulu sever “ hadis-i şerifi gereğince Allah ü Te´ala´nın sevgi ve rızasını kazanmanın bir delili olmasındandır. (Rûhü´l Beyan)
Evliyaullahı zikrederek (ruhaniyetlerini celbetme) Allah´ın ordularından bir ordudur. (Şa´rani)
Netice olarak şunu söyleyebiliriz: Her hangi bir şahsın şekil ve suretinin iki kaş ortasında, iki göz arasında, kalb gözlerinde veya hayal hazinesinde tasavvur edilerek canlandırılması mı, düşünce merkezinde saklanması mı gerektiği ihtilaflıdır? Böyle bir tahayyül, aşırı sevgi, şiddetli kin ve düşmanlık ve şehvet fazlalığından kaynaklanabilir. Bu sebeplerden birine bağlı olarak meydana gelen tasavvur, her insanda değişik şekilde tezahür edebilir…
Yine kalbine düşmanını getirdiğin ve onun suretini göz önünde canlandırdığın zaman, boydan boya terler, ona karşı büyük bir kin ve hırs duymaya başlarsın. Kötü ve karanlık yöne olan rabıta böyle olunca, iyilere ve iyiliğe yönelik rabıta nasıl olur? düşünün. İlahi feyz ve bereketlerin kaynağı olan enbiya ve evliyaya rabıta etmenin şirk ve haram olduğuna hükmetmek konusunda nasıl Allah´tan korkmazsın? (Allah bize yeter ve O ne güzel yardımcıdır.)
Kaynak: Tasavvuf ve Tarikatlarla İlgili Fetvalar, Ömer Ziyauddin Dağıstani