Bi'at etmek ve söz almak, ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem aleyhisselam'dan beri var o
Bi'at ve karşılklı söz alış-verişi eski şeri'atlarda da mevcud olan bir konudur. Şöyle ki:
İlk ahd ve misak, Cenab-ı Hakk tarafindan insanoğullarının rühları yaratıldığı zaman onlardan alınmıştır. Buna delalet eden şu ayet-i kerime bunu açıkça göstermektedir.
-Rabb'ın Ademoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini almış ve onları kendilerine şahit kılarak 《Ben sizin Rabbınız değil miyim?》(demişti.) Evet, (buna) şahidiz dediler. 《Kıyamet günü biz bundan habersizdik demiyesiniz.» (el-A'râf (7), 172)
Ayet-i kerimede işaret dilen bu sözleşme cesedler yaratılmazdan önce, Cenab-ı Hakkın birliğini tanımak ve O'nu inkarı terkettirmek için alınmıştı. Aynı şekilde Allah ü Te'ala babamız Adem aleyhisselam'dan yasakladığı şeylerden uzak duracağına dâir ahd aldığını bize şöylece açıklamaktadır:
《Anadolsun biz, önceden Adem'e (o ağaçtan yememesini) tavsiye etmiş ve söz almıştık. (Bizim tavsiyemizi ve sözünü) unuttu. Biz onda bir azim (ve sebat) bulmadık.» (Taha (20), 115)
Ayrıca Cenab-ı Hakk, bütün peygamberlerden Hz. Muhammed aleyhisselam Efendimizin peygamberliğini tasdik etmeleri ve O'nun gelişini ümmetlerine müjdelemeleri için söz aldığını şöyle beyan buyurmaktadır:
«Allah peygamberlerden şöyle söz almıştı: «Bakın size kitap ve hikmet verdim. Sonra yanınızda bulunan (kitapları) doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka inanacak ve mutlaka ona yardım edeceksiniz. Bunu kabul ettiniz mi? ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldnız mı?》demişti. 《Kabul ettik》dediler. «O halde şahid olun. Ben de sizinle beraber şahid olanlardanım.》buyurdu. (Al-i İmran (3), 81)
Cenab-ı Hakk, peygamberlerden yalnızca Allah'in dinini ayakta tutacak ve yayacaklarına dair söz aldığını da şu şekilde ifade buyurmaktadır:
《Biz peygamberlerden, (verdigimiz risalet görevini yapmak ve dine da'vet etmek hususunda) kuvvetle ahidlerini almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa’dan ve Meryem oğlu İsa’dan (evet) onlardan sapasağlam söz almıştık.》(el-Ahzab (33), 7)
Cenab-ı Hakk bütün alimlerden dinini yaymaları konusunda söz aldiğını da şöyle açıklamaktadır:
《Allah kendilerine kitap verilenlerden: 《Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz.》diye söz almıştı. Fakat onlar, verdikleri sözü arkalarına attılar ve ona karşılık birkaç para aldılar. Ne kötü şey satın alıyorlar. (onlar)》(Al-i imran (3),187)
Bu bölüm yazılırken misakla ilgili ilk anda aklıma gelen ayetler bunlar. Yeterli fikir verebileceğimi zannederim.