İnsanları irşada yetkili mürşid ve şeyhlerde bulunması gereken bir takım şartlar var mıdı
Muhtelif 19 Haziran 2019 6 okunma
SORU
İnsanları irşada yetkili mürşid ve şeyhlerde bulunması gereken bir takım şartlar var mıdır? Varsa bu vasıf ve alametler nelerdir?
CEVAP
Elbette vardır. İstikamet, nasihat, şefkat, merhamet gibi ahlaki güzelliklere sahip olmak. Kötü, çirkin ve yasak olan hal ve davranışlardan uzak bulunmaktır.
İrşadı sahih olan bir mürşidde aranan vasıfları şöyle sıralayabiliriz:
- Şeri'at-ı mutahharanın gereklerini, tam bir istikamet içinde, kıl payı kadar sağa sola sapmaksızın, ilahi emir ve yasaklardan bir an bile yüz çevirmeden eksiksiz icra ve ifa etmek.
- İnsanları şer-i şerife uymaya, islamın hayat veren prensiplerini yaşamaya, Allahu Te'ala'yı her hal ve karda kalb huzuru ile zikretmeye yöneltmek.
- İnsanlara durumlarına ve düşünce seviyelerine göre, imkanların elverdiği ölçüde nasihat etmek, onlara takva ve istikâmet yolunu göstermek, çirkin ve yasak olan davranışlardan uzaklaştırmaya çalışmak.
- Bütün mahlukata şefkat ve merhamet nazarı ile bakmak. Küçüklere sevgi, şefkat ve merhamet, büyüklere hürmet ve saygı göstermek.
- Müridlerin ihtiyacını giderecek ve gönüllerindeki tereddüt ve şüpheleri silecek kadar fıkıh, akaid v.b. konularda alim olmak. Zira bu tür duygu ve düşünceler başlangıçta müridin iç dünyasnda arız olur, onun gönül huzurunu allak-bullak ederek ibadetten zevk almasını engelleyebilir.
- Müridlerinin muttali olduğu sır ve kusûrlarıni gizlemeli, ikaz için zaman ve zemînini beklemelidir.
- Müridlerinin kalblerinin kemal ve edeplerini, nefsin tehlike ve tuzakları ile hastalıklarını eğer keşf ehli ise keşfeni aksi halde hal, tavır ve davranışlarından çıkararak halen bilmeli, irşad ve nasihatini onun bu ihtiyaçlarına göre yapmalıdır.
- Bütün hareketlerinde ifrat ve tefritten uzak durmalı, orta hal ve i'tidali muhafaza etmelidir.
- Mutmain ve müstağni bir nefse sahip, ahlakın en güzeline malik olmalıdır. İrşad arzusu ile gelen bir müridini asık çehre ile karşılamamalı ve asla oną kızmamalıdır. Hakk rızası için olursa kızıp, darılabilir. Müridlerine karşı celali cemaline, kahrı lütfuna karışık bir tavır takınıp, yerine göre her ikisini de gösterebilmelidir. Netice olarak: 《Emrolunduğu gibi dosdoğru olmak ve istikamet üzre bulunmak》bu vasıfların hepsini ihtiva edebilir.
Ebu Hasan eş-Şazeli kaddesallahü sirrahu: 《Tarikatlarda şeyh için ma'siyetleri bütünüyle terk, yapılması gereken vacipler ile menduplardan kolay gelenleri ifa, imkan nisbetinde Allah ü Te'ala'nın zikrine devam etmek ve sürekli Allah şu'uruyla hareket etmenin dışında başka bir şart aranmaz.》 Zikrin her gün en az 1000 lafza-i celal, 100 istiğfar ve 100 salat ü selam getirmek olmalıdır》buyurmaktadır. (Ruhul beyân)