فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Tasavvufi Istılahlar, Sır

Yazar: Editör 16 Eylül 2013 24.230 okunma
Tasavvufi Istılahlar, Sır
Yazı boyutu

Sûfiler derler ki:

“Sırlar başkasının eser ve kalıntılarının kulluğundan azâd olmuştur (yani sırlar Allah’tan başka hiç bir şeye meyletmez, hiç bir şeyin kulu ve kölesi olmaz).”

Kul ile Hakk Sübhânehû ve Teâlâ arasında saklı ve gizli kalan (mektûm, masun) hâllere de sır denilir.

“Sırlarımız bakiredir, hiç bir kimsenin vehmi bu bekâreti bozmamıştır” diyenlerin sözünü bu manada anlamak icap eder.

Sûfîler derler ki:

“Hür ve asil kişilerin kalpleri sırların mezarıdır (hür kişinin kalbine tevdi edilen sır orada ölür, bir daha dışarı çıkmaz).”

Yine sûfiler şöyle der:

“Sırrımı düğmem bilse onu koparır atarım” demişlerdir. (Ne düşündüğümü şapkam bilse, başımdan çıkarır atarım).”

Kuşeyri Risalesi

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası