فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Kalbî İtaat

Yazar: Editör 12 Ağustos 2026 16.693 okunma
Kalbî İtaat
Yazı boyutu

Urve b. Zübeyr şunu anlattı:

Zübeyr b. Avâm (r.a), Bedir gazisi bir Ensarîyi -her iki­sinin de hurmalıklarını sulayan Harre su yolu hakkında- dava etmişti. Tarafları dinleyen Rasûlullâh (s.a.s):

- Sen sula, sonra komşuna gönder, buyurdu. Ensarî kızıp:

- Ya Rasûlallâh! Bu adam halanın oğlu diye mi böyle yapıyorsun? dedi. Bunun üzerine Rasûlullâh’ın yüzünün rengi değişti ve:

- Sula! Sonra duvara dönünceye kadar suyu salıverme (hurma ağaçlarının köklerine eriştirmedikçe bırakma), buyurdu.

Böylece Hz. Peygamber (s.a.s), Zübeyr’e açık bir hükümle su hak­kını tamamıyla kullanma ruhsatı verdi. Halbuki O (s.a.s), bundan önce verdiği kararda Ensardan olan zâta da kolaylık tanımıştı.

Urve (r.a) şöyle der: şu ayetin sadece bu konuda nazil oldu­ğunu zannediyorum:

“Hayır! Rabbine andolsun ki aralarında çıkan anlaşmazlık hususunda seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükümden içle­rinde hiçbir sıkıntı duymaksızın (onu) tam manasıyla kabullenmedikçe iman etmiş olmazlar. (Nisâ, 65)” (1)

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası