فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Mescidin Kandille Aydınlatılışı

Yazar: Editör 12 Ağustos 2026 13.198 okunma
Mescidin Kandille Aydınlatılışı
Yazı boyutu

Peygamberimiz aleyhisselamın mescidi, önceleri yatsı ve sabah namazı vakitlerinde, kuru hurma dalları, yaprakları yakılarak aydınlatılırdı.

Temimü’d-Dârî, Şam’dan Medine’ye gelirken, yanında birkaç altın kandil ile kandil bağları getirmişti.(1)

Cuma gecesi, uşaklarından birine emretti; kandil bağlarını serdirdi.

Kandilleri astırdı.

Kandillerin içine, fitil ve zeytinyağı koydurdu.

Güneş batıp karanlık basınca, kandilleri yaktırdı.

Peygamberimiz aleyhisselam mescide gelip de mescidin kandillerle aydınlandığını, parladığını görünce:

“Kim yaptı bunu?” diye sordu.

“Temimü’d-Dârî yaptı, yâ Rasûlallah!” dediler.

Peygamberimiz aleyhisselam, ona:

“Sen İslâmiyet’i nurlandırdın ve onun mescidini süsledin. Allah da seni dünyada ve ahirette nurlandırsın!” buyurdu(2) ve:

“Mescidimizin kandilini kim yakacak?” diye sordu.

Temimü’d-Darî:

“Şu uşağım!” dedi.

Peygamberimiz aleyhisselam:

“Nedir onun adı?” diye sordu.

Temimü’d-Dârî:

“Fetih!” dedi.

Peygamberimiz aleyhisselam:

“Hayır! Onun adı Sirâc’tır!” buyurdu, Sirâc oldu.(3)

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası