فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ  ·  "Beni zikredin ki Ben de sizi anayım" (Bakara, 152)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Nasipsiz Bir Bedevînin Küstahlığı

Yazar: Editör 12 Ağustos 2026 17.037 okunma
Yazı boyutu

“(Ganimet malını bölüştüreceğin hakkında) bana verdiğin sözü daha yerine getirmeyecek misin?” dedi.

Peygamberimiz aleyhisselam:

“Ganimet malını yakında bölüştüreceğimi, biraz sabredersen sevap kazanacağını sana müjdeler­im!” buyurdu.

Bedevî Arap:

“Sen bana müjdeleri vere vere çoğalttın!” dedi.

Bunun üzerine, Peygamberimiz aleyhisselam, Ebu Musa ile Bilal-i Habeşî’ye dönerek:

“Bu bedevî, verdiğim müjdeyi reddetti. Siz kabul ediniz!” buyurdu.

Ebu Musa ile Bilal-i Habeşî:

“Biz kabul ettik!” dediler.

Peygamberimiz aleyhisselam, içi su dolu bir kap istedi.

Bu kap içinde ellerini ve yüzünü yıkadı. Ağzına aldığı suyu da buna ekledikten sonra, Ebu Musa ile Bilal-i Habeşî’ye:

“Bu sudan içiniz! Yüzünüze ve göğsünüze de sürünüz! (Kazanacağınız sevapla) sizi müjdelerim!” buyurdu.

Ebu Musa ile Bilal-i Habeşî kabı aldılar ve Peygamberimiz aleyhisselamın buyruğunu yerine getirdiler.

Peygamberimiz aleyhisselamın zevcesi Hz. Ümmü Seleme, perde arkasından, Ebu Musa ile Bilal-i Habeşî’ye:

“Oğullarım! O sudan bu ananıza da ikram edin!” diyerek seslendi.

Onlar da, ona o sudan bir miktar ikram ettiler.(1)

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası