Ashaptan Şeddad b. Evs ile Ubâde b. Sâmit der ki: “Peygamber aleyhisselamın yanında bulunuyorduk. ..
Sultan III. Osman'ın (1754-1757) sadrazamlarından Hekimoğlu Ali Paşa başarılı ve yetenekli bir devlet adamı ve oldukça dindar bir kimse idi. ..
Ebû Tâlib’in hanımı olan Fatıma binti Esed, Mekke’de Müslüman olmuş, Allah yolunda Medine’ye hicret etmiştir. O; iyi halli, ahlaklı ve faziletli bir hanımefendi idi. Peygamberimize küçük yaşta iken mürebbilik etmişti. Peygamberimizin yanında, onun büyük bir mevkii ve itibarı vardı. Efen..
Ebû Leheb, Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in öz amcası olmasına rağmen o ve eşi Ümmü Cemile, İslâm Peygamberine eziyet etmekten geri durmazlardı...
Kureyşli müşrikler, zaman zaman Efendimiz (s.a.s) ile alay ederlerdi. ..
Hz. Hasan'ın sorusu üzerine, Peygamberimiz aleyhisselamın üvey oğlu Hind b. Ebi Hâle, Peygamberimiz aleyhisselamı şöyle anlatır:..
Şecaat; savaş ve şiddet sıralarında cesaret ve yüreklilik göstermek demektir. Necdet de, korku ve dehşet yerlerinde, olağanüstü durumlar karşısında sabır ve sebat göstermek, korkuya düşüp uygunsuz iş yapmamak, demektir. Şecaat ve necdet hasletlerinin her ikisi de, Peygamberimiz aleyhis..
Peygamberimiz aleyhisselam, hayâ hakkında şöyle buyurmuştur:..
Yüce Allah, buyurur ki:"Resûlüm! Biz seni âlemlere ancak bir rahmet olarak gönderdik."(Enbiyâ Sûresi, 107)Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) anlatıyor:..
Yahudi iken Müslüman olan Abdullah b. Selam der ki:..
İbn İshak’ın, Ebû Seleme b. Abdurrahman’dan nakline göre; Peygamberimiz aleyhisselam, ilk Cuma namazını kıldırdığı gün, ayakta dikilerek ardı ardına îrâd ettiği hutbelerinde, Allah’a lâyık olduğu veçhile hamd ve sena¬da bulunduktan sonra, şöyle buyurdu:..
`Ey sevgilicik! Ağlama!(4) Sus!(5) Ben, senin baban olursam, Âişe de annen olursa, razı olmaz mısın?’..
Peygamberimiz aleyhisselamın zevcelerinden Hz. Ümmü Seleme’ye, Rasûlullah aleyhisselamın Kur’ân-ı Kerîm’i nasıl okuduğu sorulmuştu. O da:..
Peygamberimiz aleyhisselam yalnız kendi kavminin değil, Hz. Ali’nin dediği gibi, bütün insanların da en doğru sözlüsü ve ahdine en vefalısı idi...
Bugün Müslümanların, hakkı tebliğdeki metotlarının yanlış olması sebebiyle İslâm çatısı altında toplanma anlayışı zarar görmektedir. Hakkı anlatmadaki usûlümüzü Kuran-ı Kerim en güzel ve en açık şekilde ortaya koymuş, Peygamberimiz (s.a.v.) kapalı kalmadan hepsini sözüyle ve özüyle açıkla..
Peygamberimiz (s.a.s): “Aziz ve Celil olan Allah, yenilecek bir şeyi yiyip veya içilecek bir şeyi içip de, bundan dolayı kendisine hamd eden kulundan muhakkak razı olur” buyurmuştur...