Kendi arama sonuçlarına ilişkin 354 adet haber veya videoyu aşağıda görüntüleyebilirsiniz.
Kur’an-ı Kerîm, denizlerin ve yeryüzünün insana hem rızık hem de Allah’ın kudretini tefekkür vasıtası olarak verildiğini, balık, inci, mercan ve bereketli toprak ürünlerinin aslında birer emanet olduğunu bildirir. Bugün ise denizlerin plastiklerle, toprağın kimyasallarla kirletilmesi, insanların kendi elleriyle fesadı artırdığını haber veren ayetlerin (Rûm, 41) somut bir tezahürü olarak karşımıza çıkmaktadır. Müslüman için denizleri, toprağı ve havayı korumak, sıradan bir çevrecilik değil; nimete saygı, emanete riayet ve şükür bilincinin bir gereğidir. Bu çerçevede metin, nimetin emanet oluşu, insanın sorumluluğu, çevre ahlâkı, şükür ve fesadın sebepleri gibi pek çok muhtelif konudan bahsediyor.
19-11-2025 169Kıyamet günü… Arşın gölgesi dışında hiçbir sığınak yok. Herkes kendi nefsiyle meşgul, herkes kendi hesabının telaşında.
06-11-2025 791Selman-ı Fârisî, Abdullah b. Abbas’a dinî hayatını ve Müslüman oluşunu şöyle anlatır:
27-05-2025 2823Ebû Rukayye Temîm İbni Evs ed-Dârî radıyallahu anh’ den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem : “Din nasihattır” buyurdu. Biz kendisine: – Kimin için nasihattır? dedik. Peygamber Efendimiz: “Allah, Kitabı, Resûlü, mü’minlerin yöneticileri ve tüm müslümanlar için nasihattır” buyurdu. (Müslim, Îmân 95. Ayrıca bk. Buhârî, Îmân 42; Ebû Dâvûd, Edeb 59; Tirmizî, Birr 17; Nesâî, Bey’at 31, 41)
04-03-2025 6252Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Namazı kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne hayır yaparsanız Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızı eksiksiz görür.” (Bakara, 2/110.) Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Allah, zekâtı ancak mallarınızın kalan kısmını temizlemek için farz kıldı.” (Ebû Dâvûd, Zekât, 32.) ayet ve hadisleri bağlamında aşağıdaki konulara temas ediyorlar.
30-03-2024 11839İnsanın başına bir sıkıntı geldi mi rabbine yönelip O’na yalvarır; sonra rabbi ona katından bir nimet verince, daha önce yalvardığını unutarak yolundan saptırmak için Allah’a eşler koşmaya kalkar. De ki ona: “İnkârcı tutumunla biraz eğlenedur bakalım! Gerçek şu ki sen ateşi boylayacaklardan birisin! (Bu adam mı,) yoksa âhiret kaygısıyla ve rabbinin rahmetine nâil olma ümidiyle gece vakitlerinde secde ederek, ayakta durarak kendini ibadete veren kişi mi (daha iyi)?” De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu!” Doğrusu ancak akıl iz‘an sahipleri bunu anlar. (Zümer Suresi, 8,9. ayet meali)
02-03-2024 17987Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Hiç şüphesiz Allah Teâlâ kıyâmet günü: “Nerede benim rızâm için birbirlerini sevenler? Gölgemden başka gölgenin bulunmadığı bugün onları, kendi arşımın gölgesinde gölgelendireceğim” buyurur. (Müslim, Birr 37. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 53)
27-01-2024 11860Rasûlullah (sav) buyurdular: "Allahumme eslemtu nefsî ileyke ve veccehtu vechî ileyke ve fevvaztü emrî ileyke ve elce'tu zahrî ileyke rağbeten ve rehbeten ileyke, la melcee ve la mencee minke illa ileyke, Amentu bi kitabikellezi enzelte ve nebiyyikellezi erselt." Anlamı: "Allah’ım! (rahmetini) umarak, (azabından) korkarak kendimi sana teslim ettim. Yüzümü sana çevirdim. İşimi sana ısmarladım. Sırtımı sana dayadım, sana sığındım. Senden başka sığınak, senden başka dayanak yoktur. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım." (Buhârî, Vudu 75)
13-01-2024 14932El-Müstevrid b. Şeddâd b. Amr’in (radıyallahu anh) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “...Kim, görsünler ve duysunlar diye bir kişiyi yüceltirse Allah da kıyamet günü onun gösteriş ve insanlara duyurma niyetini ortaya çıkarır.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 35; Dârimî, Rikâk, 35)
09-12-2023 12363Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez. (Nisâ Suresi 36. Ayet)
25-11-2023 12679Birçok Batı ülkesinde ezanın dışarıda (mesela minarede, caminin dışında) okunmasına ve sesinin çevreden duyulmasına izin verilmiyor. Bu yüzden ezanlar camilerin içinde okunuyor. Böyle yerlerde yaşayan müminlerin namaz kılacakları zaman önce, kendileri duyacak kadar bir sesle ezan okumaları gerekiyor..
İnananlardan günah işleyenlerin aldanmaları şu sözlerinde kendini gösterir: "Allah, bağışlayıcı ve merhametlidir; biz O'nun affını ümit ediyoruz." Böyle söyleyip buna güvenir ve amelleri ihmal ederler. Gerçi dinde bu anlayış "ümit" açısından övülen bir düşüncedir. Allah'ın rahmeti elbette geniş, n..
