Muhterem hocamız, Ramazan-ı Şerif’e hazırlık mahiyetindeki hutbesinde, orucun farziyeti ve hikmeti ayet ve hadisler ışığında ele alınarak onun takvaya vesile bir kulluk şuuru olduğu vurgulandı; Ramazan’ın rahmet, Kur’an, tövbe ve istiğfar ayı olduğu hatırlatılarak gafletten uyanma ve ahiret bilinci ..
“Ey iman edenler! Allah’ı çokça zikredin.” (Ahzâb, 33/41)..
Hacı Mustafa Hayri Öğüt (k.s) Hatıratından | Abdullah Demircioğlu..
Hocamız irad buyurduğu hutbede, Ramazan-ı Şerif öncesi gafleti terk edip ibadete sarılmayı, kabir hakikatini unutmamayı ve “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” şuuruyla Allah’a dönüşü hatırlattı; Allah’ın ipine sımsıkı tutunup tefrikadan kaçınmayı, namazı huşû ile eda etmeyi, tövbe ve istiğfarı geci..
Bu hutbede Abdullah Demircioğlu Hocamız, cuma hutbesinin namaz hükmünde bir ibadet olduğunu; huşû ile dinlenmesi gerektiğini vurgulayarak, kurtuluşun samimi tövbe ve istiğfarda olduğunu, özellikle Ramazan’a yaklaşırken bu ilâhî fırsatın değerlendirilmesini hatırlatmaktadır...
Abdullah Demircioğlu Hocamız bu çay sohbetinde, insanın amelinden bizzat sorumlu olduğunu, az da olsa devamlı amelin kıymetini ve fertte başlayan bozulmanın toplumu kuşatıp ilâhî akıbeti kaçınılmaz kıldığını hatırlatıyor...
Bu hutbede Abdullah Demircioğlu, İslâm’da sevgi ve saygının aile ve toplum huzurundaki temel rolünü vurgulamakta; Müslümanın ölçüsünün elinden ve dilinden kimseye zarar vermemek olduğunu hatırlatarak takvaya, tövbe ve istiğfara, zikre, duaya ve birlik şuuruna davet etmektedir...
Bu sohbet; tasavvuf yolunda yaşanan kabz ve bast hâllerinin hikmetini, kulun bu hâller karşısındaki duruşunu ve esas olanın hâl değil istikamet olduğunu, ilmî ölçüler ve sohbet diliyle ele almaktadır...
Cenâb-ı Hak buyurur: “Her hikmetli işe o gecede hükmedilir.” (Duhân Sûresi, 4)..
Bu bölümde; zikrin dilde kalmayıp kalpten ve bilinçle yapılması, edep ve huşû içinde ahenkle icra edilmesi, istikrarlı bir zikir hayatının kalbi arındırdığı ve iman–Kur’an çizgisinde velâyet yolunun gayret eden herkese açık olduğu vurgulanmaktadır...
Bu derste; dua, zikir ve salavatla kalplerin hazırlanması, tekbir ve zikirde edep, ahenk ve nefes dengesinin korunması, cemaatle yapılan zikrin huşû, birlik ve kalbî arınmayı güçlendirmesi gerektiği vurgulanmaktadır...
Bu derste; Resûlullah’ın rahmet peygamberi oluşu, hadis ilminin güvenilirliği ve Sünen-i Ebû Dâvûd’un ilmî değeri, namaz vakitlerinin sünnetle sabit oluşu ve ikindi namazının ehemmiyeti delilleriyle ele alınmış; tefekkürün sınırları, sünnete bağlılık ve namazın mümin hayatındaki merkezi rolü vurgula..
Bu hutbede; insanın acziyetini fark ederek kibirden sakınması, Allah’ın nimetlerine şükretmesi, Kur’an’ı anlayıp yaşaması, amellerinin kayda geçtiğini unutmaması, mümin ahlâkıyla yaşayıp kıyamet ve hesap gününe hazırlık olarak samimi bir tövbeye yönelmesi gerektiği güçlü delillerle hatırlatılmaktadı..
Bu mektup, mürşid ile mürid arasındaki muhabbet ve sadakatin feyizli bir nişânesidir...