Hakkımızda
Muridan — Kadiri-Halisiyye Tasavvuf Portali Muridan

Peygamberimiz'in İlk Cuma Hutbesi

Yazar: Editör 28 Kasım 2015 28.330 okunma
Peygamberimiz'in İlk Cuma Hutbesi
Yazı boyutu
 
Nebiyy-i Muhterem (s.a.v.) Efendimiz, ilk cuma hutbesinde aya­ğa kalkıp Hak Teâlâ’ya lâyık-ı vechile hamdü sena ettikten sonra şöyle buyurmuştu:
 
“Ey insanlar! Sağlığınızda âhiretiniz için hazırlık yapınız. Mu­hakkak bilmelisiniz ki, âhiret gününde herkesin başına vurulacak, çobansız bıraktığı koyunundan sorulacak. Sonra da tercümanı ve perdedârı olmaksızın Cenâb-ı Hak bizzat O’na diyecek ki: “Sana, be­nim Peygamberim gelip de tebliğ etmedi mi? Ben sana mal verdim, sana lütuf ve ihsan ettim, sen kendin için ne hazırladın?” O kimse dahi sağına, soluna bakacak, bir şey görmeyecek. Öyle ise her kim ki, kendisini -bir yarım hurma ile olsun- ateşten kurtarabilecek ise, hemen o hayrı işlesin. Onu da bulamazsa, hiç değilse hoş sözlerle kendini kurtarsın. Zira böyle bir iyiliğe, on mislinden yediyüz misline kadar sevap verirler. Selâm! Allah’ın rahmeti ve bereketi üzerine olsun!”
 
Nebiyy-i Muhterem (s.a.v.) Efendimiz, sonra da kalkarak ikinci hutbede şöyle buyurdular:
 
“Allah’a hamdolsun, Allah’a hamdederim ve O’ndan yardım is­terim. Nefsimizin şerlerinden ve kötü amellerimizden Allah’a sığını­rız. Allah’ın, doğru yola yönettiğini, kimse yanlış yola saptıramaz. Allah’ın saptırdığını da, kimse doğru yola yöneltemez. Şehâdet ede­rim ki, Allah’tan başka hiç bir ilâh yoktur. O, birdir ve ortağı yoktur. Kelâmın en güzeli, Allah’ın Kitâbı’dır. Her kim ki, Cenâb-ı Hak, onun kalbini Kur’ân’la süslerse; kâfir iken, O’nu İslâm’a girdirirse ve o ki­şi de Kur’ân’ı başka sözlere üstün tutar tercih ederse... İşte o kimse, felah bulur, kurtulur. Doğrusu, Allah’ın Kitâbı, kelâmların en güzeli ve en beliğidir. Allah’ın sevdiğini seviniz, Allah’ı cân-ı gönülden se­viniz. Allah’ın zikrinden usanmayınız. Ve Allah’ın Kelâmından kal­binize sıkıntı gelmesin. Zira kelâmullah, her şeyin en üstününü ayı­rıp seçer. Amellerin hayırlısını, kulların seçkinleri olan Peygamber­lerin kıssalarını (başlarından geçen olayları) zikreder, helâl ve ha­ramı açıklar. Artık, Allah’a ibadet ediniz. Ve O’na, hiçbir şeyi ortak koşmayınız. O’ndan hakkıyla sakınınız. Sözünüz işinizi te’yid etsin. Aranızda Allah’ın Kelâmını ölçü alarak, birbirinizi sevip sayınız. Mu­hakkak bilmelisiniz ki, Allah Teâlâ verdiği sözü bozanlara karşı gazab eder. Allah’ın selâmı, üzerinize olsun!”[1]
 
 
[1]      Bk. İbn Hişâm, es-Sîre, II, 146; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, II, 107; Taberî, II, 255 vd.; Tecrîd, X, 112; Kısâs-ı Enbiyâ, I, 123; Tâhiru’l-Mevlevî, Müs­lümanlığın Medeniyete Hizmetleri, II, 190-91; M. Âsım Köksal, İslâm Tarihi, I, 17 vd.
Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası