Muridan
Zikrin Belli Bir Vakti Var mıdır?

Zikrin Belli Bir Vakti Var mıdır?

Ebu Osman’a şöyle bir soru soruldu: Biz Allah Teâlâ’yı zikrediyor, fakat bunun zevkini ve halâvetini kalbimizde bulamıyoruz.

 Ebu Osman bu soruya, “Organlarınızdan her bir organı kendisine taat zineti ile süslediği için Allah Teâlâ’ya hamd ve şükrediniz”, (şükrettiğiniz zaman sizi zikrin daha yüksek derecelerine yükseltir. Zira şükrederseniz nimet ziyadeleşir), diye cevap vermişti.

 Resûlüllah (s.a.)’tan rivayet edilen meşhur bir hadiste, “Cennet bahçelerini gördüğünüz zaman orada yeyiniz, içiniz, yayılınız, istifade ediniz”, buyurmuştur. "Cennet bahçeleri nedir?" sorusuna, “Zikir meclisleridir” demiştir. (Tirmizî, Daavat, 82; İbn Hanbel, III, 150)

 “Allah Teâlâ kuluna, kulun kendisine verdiği mevki kadar mevki verir.” (Allah’ın kul nezdindeki mevkii ne ise kulun Allah katındaki mevkii ve değeri de odur. Beni zikrediniz ki, sizi zikredeyim.)

 Şiblî diyor ki: “Allah Teâlâ: ‘Ben beni zikredenin velisi, dostu ve sohbet arkadaşıyım’ (Aclûnî, I, 211) demiyor mu? Hakk Sübhânehû ve Teâlâ ile sohbet arkadaşı olmaktan ne istifade ettiniz?” (Zikirden çok zikrin neticesine ve fuyuzâtına bakınız).

 Şiblî mecliste şu şiiri okumuştu: “Seni zikrettim. Fakat bir an bile unuttuğum için değil, zikrin en kolay ve en aşağı derecesi dil ile olan zikirdir. Vecd (ve kâmil bir şevk) yok diye aşkın tesiriyle öleyazacağım. (Aşkın beni mahvedecek, vecd hâli gelince de) kalbimdeki aşk ve hayret o dereceye ulaşıyor ki, sekte-i kalpten gideyazacağım (vecd hâlinden vücûd hâline intikal edip ), vecd ile senin huzurunda bulunduğumu görünce seni her yerde (var olarak isim ve sıfatlarının tecellilerini) müşahede ettim. Vücûd mutlaka) konuşmadan (kalp dili ile) hitap ettim. (Âyet, hadis ve akıl ile varlığı) malum olanı mükâşefe ve mülâhaza ettim, fakat gözle değil (kalp gözü ile)”

 Zikrin özelliklerinden biri belli bir vaktinin olmayışıdır. Bütün vakitlerde kul zikretmekle memurdur. Ya farz veya nafile olarak zikrin yapılmadığı bir zaman yoktur. Namaz bütün ibadetlerin en şereflisi iken bazı vakitlerde kılınması caiz değildir. Hâlbuki kalp ile zikre her halükârda devam edilir. Allah Teâlâ: “Onlar ki ayakta iken, otururken ve yatarken Allah’ı zikrederler”. (Âlu İmrân, 3/191) buyurmuştur.

 

 Kuşeyrî Risâlesi

Top